Antik sütunlar arasında kanlı bir kumaş ve kılıç
Sanat

Medea: Euripides'te Dişil Aşkın Yıkıcılığı

Melisa Gülser Nazik  ·  17 Ağustos 2026  ·  10 dk okuma

Ama şimdi her yerde nefret hüküm sürüyor, sevilen her şey hastalıklı.

edea, Korintos kralı Kreon'un kızıyla evlenmek için kendisini terk eden kocasının ardından yas tutan, öfkeli ve aşkı için kendi vatanını terk etmekten pişman bir kadın olarak çıkar karşımıza bu oyunda. Daha doğrusu oyunun karakterlerinden Sütnine, Medea'yı ve Medea'nın bu hâle gelmesine neden olan olaylar zincirini böylece anlatır metnin başında.

Medea'nın iki seçeneği vardır. İlki kocası İason ile birlikte geldikleri Korintos'ta kalmak ve kocasının Korintos prensesiyle evlenip kral oluşunu izlemek. Diğer bir deyişle başkasıyla evlenen kocasının tebaası olmayı kabul etmek. Diğeri ise Korintos'u terk etmek ki Antik Yunan'da şehir devletleri arası yolculuk yapmak, eğer gideceğiniz şehirle resmi bir anlaşmanız yoksa ya da sizi himayesine almayı kabul eden bir soylu bulunmuyorsa köleleştirilebileceğiniz, tüm malınıza el konulabileceği anlamına geliyordu. Bugünün deyişiyle referansı olmayan bir yabancı, tehlike demekti. Kısa bir süre sonra ilk seçeneği de elinden alınacaktır ancak o zamana kadar Medea, çocuklarıyla Korintos'ta kalmaya devam eder.

Şimdi hem şu yaban ilin insanlarına hoş görünmek, hem de İason'un her dediğine hak vermek zorunda.

Fakat büyük bir öfke içindedir ve bu öfkenin içinde debelenirken nasıl intikam alacağını düşünmektedir. İntikam belki de içinde yanan öfkeyi biraz olsun söndürebilecek bir araçtır onun için. Bu intikam planlarının korkutuculuğu yalnızca Medea'nın düşüncelerinde kalmaz. Zaten kocası İason'a yardım etmek için kendi vatanındaki altın postu ve kraliyet hazinelerini çalmış, orayı terk ederken onları durdurmaya çalışan erkek kardeşini öldürmüş olan Medea'nın namı yürümüş ve daha sonra geldikleri Korintos topraklarında da öfkesinden korkulan bir figüre dönüşmüştür. Medea'nın da İason'a duyduğu öfkenin temel kaynaklarından biri budur. Ailesine sırtını dönmüş, kral olan babasının onurunu zedelemiş, kardeşini öldürmüştür Medea, İason için.

Onuru zedelenen zavallı Medea, bağırıp çağırıyor, İason'a yeminlerini hatırlatıyor ve tanrıların tanıklığına başvuruyor, fedakârlıklarına karşılık kendisine yapılanlar için. Kendisini böyle küçük düşüren bir erkekle buralara gelmek için ihanet ettiği sevgili babası, memleketi ve yuvası için dövünüp duruyor.

Medea'nın öfkesinin Korintos topraklarında yarattığı bu korku, ilk olarak kral Kreon'da yankılanır. Kreon, Medea'yı bizzat ziyaret eder ve hemen Korintos'tan gitmesini, kendisi gitmezse adamlarının zor kullanarak Medea'yı Korintos topraklarından atacağını bildirir. Bu, sürgün demektir. Medea, çocukları için hazırlık yapmak istediğini söyleyerek ve yalvararak Kreon'dan bir gün izin ister. Ertesi sabah güneş, şehri aydınlatmaya başladığında burada olmayacağına dair söz verir. İşte o bir gün Medea'nın kurduğu intikam planlarının yerine getirilmesi için yeterlidir.

Öz Yıkım Olarak Fedakârlık

Yolumu yitirdim dostlarım, hiçbir şeyden keyif alamaz oldum. Her şeyim olan bu adam, erkeklerin en kötüsü çıktı.

Beauvoir, “Kadın için aşk, bedenin ve ruhun koşulsuz bir biçimde, hiç kimseyi hesaba katmadan tümüyle armağan edilmesidir” der. Bağımlılığa ve edilgenliğe mahkûm edilen aşık kadın, kendi varlığını egemen bir özne olarak gördüğü erkekte bulmak, onunla iç içe geçmek ve onun karşısında kendini tamamen silmek ister. Kendini ruhu ve bedeniyle bir erkeğe adayan kadının, terk edildiğinde başının üstünde sığınacak bir dam olmadan çölün ortasında bulduğunu ekler Beauvoir. Kendi dünyasına ait ne varsa küller içinde bırakan ve bütün inandığı değerleri inkâr etmiş olan kadın, erkeğin gidişiyle mutlak bir hiçliğe düşer. Çünkü hayatında sevdiği adam dışında hiçbir şey kalmamıştır.

Ah bu sefil erkeğin sıkıca tuttuğu sağ elim, sarıldığı dizlerim, nasıl da kandırdı sizi bütün umutlarımızı boşa çıkaran o dokunuşlar.

Medea, sahip olduğu muazzam güçleri bağımsız bir özne olarak kendi hedefleri için değil, İason'un yaşamını ve zaferlerini inşa etmek için kullanır, böylece kendi aşkınlığını erkeğe devreder. Bu yüzden tüm bu fedakârlıkları ihanet karşısında talepkârlığa dönüşür ve karşılanmayan talepler, bu öfke patlamasını yaratır. Kadının dünyada somut, kurucu bir eylem alanı olmadığında, isyanı sadece yok etmeye yöneliktir.

Kendi Soyunu Yok Eden Kadın

İşte, zafer yolu açıldı önümde artık dostlar, şimdi alt edeceğim düşmanlarımı, hak ettikleri gibi cezalandırılacaklar.

Bir kehanetin peşinden yolu Korintos'a düşen Atina kralı Aegeus, Medea ile karşılaşır. Medea'nın başına gelenleri ve sürgün edileceğini öğrendikten sonra Medea'yı şehrine kabul edeceğini söyleyerek Medea'nın planlarının önündeki son engeli de kaldırmış olur. Artık hiçbir kuşku kalmamıştır. Medea hem Kreon'u, hem Kreon'un kızını öldürecek, İason'a hayatı boyunca unutamayacağı bir acı verebilmek için kendi çocuklarını öldürecektir.

Cixous, eril ekonominin kaybı ölüm tehlikesi olarak algıladığını söyler. Oysa kadın, kayıpla savaşmaz. Kaybı göğüsleyip yaşar ve hiçbir şeyi esirgemeden kaybetme yetisine sahiptir. İason için çocukları, gelecekteki itibarının ve krallıktaki mülkiyetinin bir parçasıdır. Medea, eril sistemin mülkiyet takıntısını yerle bir eder ve cüretini bir silah olarak kullanır. Kendisini yok eden İason'u, onun en büyük mülkünü elinden alarak eril kaybetme korkusu üzerinden vurur.

Kanlı bir gelinlik ve altın taç
Kreon'un kızının düğün kıyafeti ve tacı — Medea'nın intikamının ilk kurbanı.

Haydi yüreğim, silahlan! Kaçınılmaz cinayeti işlemekte neden kararsız duruyorsun böyle? Haydi zavallı elim, kılıcı kavrayıp aşıver hayatının bu acı dönüm noktasını.

Babasının babası Güneş tanrısı Helios'un gönderdiği uçan yılanlardan oluşan arabayla göğe yükselen Medea, artık insanî sınırları ve yasaları geride bırakmıştır, kendi trajedisinin hem yaratıcısı hem de tanrısal infazcısı olur. Yıllar önce uğruna her şeyi feda ettiği İason'un karşısına bu kez ilahî bir güçle dikilip gökyüzünde süzülürken, İason geride bıraktığı hırsların, kaskatı kesilmiş cesetlerin ve elinde avucunda hiçbir şey kalmamış, mutlak bir hiçliğin ortasında yapayalnız kalakalır.

Çok şeye karışır Zeus Olympos Dağı'nda ve beklenmedik birçok karar verir tanrılar. Olması beklenenler gerçekleşmezken olmazları mümkün kılarlar.

Kaynakça

Euripides. (2014). Medea (A. Çokona, Çev.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

de Beauvoir, S. (2019). İkinci cinsiyet: Cilt 2. Yaşanmış deneyim (M. Alkan, Çev.). Koç Üniversitesi Yayınları.

Cixous, H. (1981). Castration or decapitation? (A. Kuhn, Çev.). Signs: Journal of Women in Culture and Society, 7(1), 41–55.

Melisa Gülser Nazik

Yazar

Melisa Gülser Nazik

Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu; Medya ve İletişim Çalışmaları yüksek lisansının ardından Ankara Üniversitesi'nde doktorasını sürdürüyor.

Melisa'nın tüm yazıları →